• Hack kategorilerindeki birçok içerik Gizli içeriktir yani sadece cevap yazarakı erişebileceğiniz türden içeriklerdir, ancak yeni üyelerin hack kategorilerine cevap yazması engellenmiştir ! spam ve sömürüye karşı bir tedbirdir, forumumuza katkı sunarsanız rütbeniz kısa sürede yükselir ve tüm forumu engelsiz kullanabilirsiniz.

Neden Bu Hale Gelir İnsan..

SpyWhite

Sıradan Biri
Bazen aklıma geliyor da. İnsanlar ilk doğduklarında bembeyaz boş bir kağıt gibiler. Yani, herkes doğduğunda günahsız. Ve aslında herkes başlangıçta iyi. Sonra niye bazıları kötü oluyor?...

Belki, iyi niyetli insanların iyi niyetleri hep kötüye kullanıldığı içindir. “Bütün insanları seviyorum.” veya “Hepimiz kardeşiz, eşitiz.” diye söylemlerde bulunan insanlar bile, gün gelip herkesin iyi olmadığını öğreniyor. En kötüsü de, “Bunu hak edecek ne yaptım?” diye sürekli düşünüp hayıflanıyor. Hayat, insana öğretiyor...

Dediğim gibi, kötülüğün doğduktan sonra oluşan bir kazanım olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar burada kazanım kelimesini kullansam da, bu; kazanç hanesine yazılacak eksi bir rakam aslında. Öyle bir rakam ki; yardıma ihtiyacı olan birini gördüğümüzde ya da içimizde yardım etme isteği oluştuğunda, kocaman fosforlu kalemlerle beynimizde “Yapma!” diye ışıklar çaktıracak bir eksi. Bizi insan olma erdemlerinden uzaklaştıran bir eksi. İnsanlığımızdan çalan bir eksi...

Bence; birini kandırdığınızda, aslında gelecek insanların insanlığından da bir şeyler almış oluyorsunuz. Hatta, çalmış kelimesi daha doğru olur. Çünkü bence; iyilik, iyiliği doğurur. Biri, birine iyilik yaptığında o kişi mutlu olur. Ve o da, birini mutlu etmek ister. Bu böyle, zincirleme bir akım gibi devam eder. Sonuç; toplumda mutlu bireyler. Ama öyle mi? Yok, yok değil! Hiç de öyle değil!..

Çok kızıyorum. Böyle üçkağıtçı tiplere. Kimden ne koparsam derdindeki ortalığı kolaçan eden fırıldak gözlere. Kendini uyanık zannedip, asalak gibi çalışmadan, insanların sırtından geçinenlere...

Üzülüyorum. Yaralı birini görünce bile, yardım etmeye korkar olduk. Acaba doğru mu? Ya da gerçek mi? Eğer gerçek ise; ben buna yardım etsem, başıma bir şey gelir mi? diye düşünür olduk...

Ve maalesef öğrendik. Herkesin işine yaradığın kadar iyisin. Ama bir kere mazeret gösterip işine yaramadığında, artık iyi değilsin. Çünkü; insanlar her defasında tüm işlerini erteleyip hatta bırakıp koştuğunu değil, en son koşmadığını görür ve hatırlar. İyiliğin unutulmak gibi bir doğası vardır. Bu yüzden hep unutulur...

Nasıl bu kıvama geldik? Ne oldu? Bilmiyorum. Ama, umarım düzeliriz. Belki kendimiz bir şeyler yapıp başarmanın, insanları aldatıp kandırarak geçici faydalar sağlamaktan, çok daha büyük kazanımlar elde ettirdiğini öğrendiğimiz zaman. Belki, bir gün olur. Kim bilir?...

Hayat işte; akıp gidiyor. Kimi, yoldaki bütün taşları temizleyip insanlığa hizmet ediyor. Kimi de, önüne çıkan taşı sadece kendi önünden çekmiş olmak için nereye düştüğünü hiç umursamadan fırlatıveriyor.

İYİ FORMLAR DİLERİM...
 
Yazılmamış defteri yazmaya başlarsın her seferinde hayatında yeni bir sayfa açmak istersin ama bir gün o sayfalar biter son sayfadaki biletini alırsın geri dönüş biletin olmadan yola çıkarsın
 
Üst